6 Kasım 2009 Cuma

Avrupalı olabilmek...


 

        Türkiye de pek çok kişinin çekememesine rağmen bu ülkenin bir avrupalısı varsa o da galatasaraydır.Bu bir süreçtir aslında 96 yılında başlayan ve halen devam etmekte olan bi süreç.96 da fatih terim in gs nin başına geçmesiyle kurulan muhteşem kadro hem kendi başarılı oldu hem de türk milli takımına iskelet oldu.Uefa kupası şampiyonluğu,süper kupa şamğiyonluğunu ilk defa bu takım getirdi türkiye ye ve dünya kupası 3.lüğü var bir de.3.lüğün arkasında elbetteki milli takımın çoğunluğunu oluşturan gs li futbolcular vardı.2002-2008 arasında türk futbolunda bir duraklama olsa da 2008 avrupa 3. lüğü geldi.Ve takıma baktığımızda gene gs li futbolcular başroldeydi.Arda,servet,ayhan,hakan balta,emre aşık,sabri ve tabii ki takımın hocası gs kökenli fatih terim.Kim ne derse desin son 10 yılda türkiye bir yerlere gelmişse futbolda bunun baş mimarı galatasaray olmuştur.Diğer takımları aşağılamak gibi olmasın ama onlar daha emekleme aşamasındalar.Mustafa denizli gibi kariyerli bir hoca nın şampiyonlar ligi nde galibiyetinin olmayışı düşündürücü.Bunun bi nedeni de bizim günlük başarılarla yetinmemizdir bana göre .Beşiktaş ın bir chealsea galibiyeti,bir barcelona galibiyeti adeta destanlaştırıldı bu ülkede.Kazandı da nooldu peki?belli yerlere gelebildi mi?ne yazık ki hayırr.Fenerbahçe ye bakıyorum 3 sene öncesine kadar tam anlamıyla avrupa kupalarında hiçlerdi.Ama şampiyonlar liginde çeyrek final oynamaları kendilerine biraz özgüven kazandırmasına rağmen ertesi sene şampiyonlar kigine kalamadılar.Türk takımlarında en büyük sıkıntılardan biri de istikrar sorunu.Yükseltilen çıta aynı nokta da tutulamıyo ne yazık ki.Gerçek avrupalı dediğim galatasaray bile şu an toparlanmaya çalışıyo.Dün alınan 3-0 lık galibiyet ileriki turlar için umut kaynağı oldu.Ayrıca gs nin bu sene avrupa da oynadığı 10 maçta 7 galibiyet,3 beraberlik alması da sevindirici bi haber.henüz gerçek rakiplerle oynamasa da galatasaray ın hedefi elbetteki final oynamak.Bu yolda başarılı olup olamıyacağını ise denk bi takımla karşılaştığındaki performansı gösterecektir.Fb de bu sene avrup liginde başarılı aslında 4 maçta 9 puan hiç fena değil.onlarda güçlü takımlarla oynamadılar.Buna rağmen iyi bi kadroları var.Ben fb nin çok başarılı olucağını düşünmüyorum.Çünkü fb takımı alex e bağlı bir takım görüntüsüne dönüştü.Alexsiz maçlarına bakıldığında takımın ne yapcaklarını bilemeden oynuyorlar adeta.Önlerinde uzun bir maraton olduğu düşünülürse fb takımı bir yerde havlu atıcaktır.Dileriz böyle olmaz en azından bi çeyrek final oynarlar.Belki o zaman avrupalı olabilme adına küçük bir adım atabilirler.Gs nin se avrupadaki o eski günlerine dönmesi,avrupalı olduğunu göstermesi için önünde çok önemli bir fırsat var.Görünen en büyük sorun gol yeme alışkanlığıydı.Son iki maçta bunu da çözdüler.Umalım bu güzel kadro bizlere güzle günler yaşatır.

11 Ekim 2009 Pazar

Yolun sonu...



            Fatih Terim türk futbolunun yetiştirdiği en iyi teknik direktörlerin başında gelir.Ancak dünya kupasına gidemememizin baş sorumlusu da kendisidir.Karizması çok önemli bir şey ama bu ülkede de başarı her şeydir.Dünya kupasına gidebilmek çok önemliydi bizim için.Hem avrupa 3. cülüğünün devamı niteliğinde hem de dünya nın gözü önünde oabilmek açısından ekonomik açıdan da önemliydi.

           Fatih hocanın en büyük şanssızlığı sakatlıklar oldu.Hiç bir zaman aynı kadroyu iki maş üst üste oynatamadı.Bunlara tamam da koskoca ülkede hiç mi futbolcu yok fatih tekke gerçeği var bir tane.Adam zenit te çok formda,top oynuyor.Sen onu hiçbir zaman düşünmüyosun.Belki o oyuncuyla kişsel problemler yaşadı ama ülke meselesi bi yerde milli maç onla onu niye karıştırıyor. gene bunun gibi ibrahim toraman da formda olsa bile takıma giremedi.

         Bunları dışında var oan oyuncuların yapısıyla da ilgili sorunumuz var.Bu tip ön eleme grup maçlarını hiç bir zaman rahat bitiremiyoruz.Gittiğimiz turnuvalara da hep son maçlarda gitmişizdir.Gittiğimiz zamanda başarılı oluyoruz büyük turnuvalarda katıldığımız son dünya kupasında 3. son avrupa şampiyonasında gene 3. olduk.Ama sonraki turnavalarında yokuz.Ya kendimizi çok şişiriyoruz.Ya da oyuncular yeterince motive olamıyor.Avrupa kupasında almanya yla oynadıktan sonra estonya belçika gibi takımlarla oynamak kesmiyo mudur nedir artık.Ya da şöyle bi şey olabilir,küçük takımlarla oynadığımız zaman favori takım olma sıkıntısı yaşayabiliyoruz.Yapabileceğimizden fazlasını yapmaya çalışıyoruz.Oysa kendi gücümüzü bilsek yapabildiklerimizi oynamaya çalışsak ne güzel olur.Bu da şu sıkıntıyı beraberinde getiriyor.Milli takım hiç bi zaman takım olamadı istikrarlı bi şekilde.Bunun nedeni de sürekli değişik oyuncuların oynaması ve  sonuçta belirli bi sistemin olmayışı.Bizde oyuncular sisteme uymuyor,sistem oyunculara uyuyor.Böyle olunca da istikrar hayal oluyor.

         Fatih terim istifa ederek bana göre doğru bi şey yapmadı.Ben fatih hoca dan başarılı olduktan sonra istifa etmesini beklerdim.Başarısızlıkta herkes istifa eder.Ama dünya kupasına katılsaydık ve iyi bir derece elde etseydik istifası daha anlamlı olurdu onun açısından.Elbetteki onun tercihidir.Neler yaşadığını ne küfürler yediğini biliyoruz az çok.Çok yıprandı fatih hoca,kendisi için iyi bi karar gibi gözükse de milli takımın fatih terime ihtiyacı her zaman olucak.On yıl sonra Belki yeniden fatih hoca takımın başına gelirse kimse şaşırmasın.

        Yeni gelecek hocanın belli bir sistemi  olur umarız.Genç oyunculara daha çok yer versin ve de yabancı olsun.En azından türk hocalar kadar yıpranmaz bir süre.

       Bu kadar güçlü takımımızın Dünya kupasında olmayacak olması hüzün verici.Arda yı, tuncayı,hamiti,nihatı.serveti,volkanı,emreyi,mevlütü,semihi dünya kupasında oynarken görmeyi kim istemezdi...2006 dan sonra gene boş bir dünya kupası daha...Umarız herşey yolunda giderde 2012 ye katılma başarısını gösteririz.Turnuvada zaten başarılı oluruz:D görünüşe göre bizim için asıl başarı turnuvaya katılabilmek.Sonrasında zaten bi hava yakalıyıp iyi sonuçlar elde ediyoruz.

6 Ekim 2009 Salı

Her çıkışın bir inişi,Her inişin bir çıkışı vardır...


   

         Her şey nasıl da iyi başlamışdı oysa.Ligde 6 da 6 lık bir başlangıç,avrupa da namağlup şekilde yoluna devam etme.sonuçta her çıkışın bi inişi olduğu gibi galatasaray da eskişehir ve sturm graz beraberlikleri ile duraklama yaşadı son ankaragücü maçıyla da inişe geçti.

         Tabii ki öncelikli hedef adam rijkard oldu.Çok ağır eleştiriler aldı.ondan sonra arda da eleştirilerden nasibini aldı.Çok çalıma girmesi tartışma konusu oldu.

         Sene başında çok iyi takım kuran ve bu takımla çok da iyi başlayan takıma ne olmuştu?sezon öncesi çalışmalarının erken başlaması futbolcuların pilini bitirdi dendi,avrupa maçlarından dolayı bir haftada 3 maçı kaldıramadılar dendi ve belki de rijkard a yapılan en ağır eleştiri bir B planının olmadığının söylenmesiydi.Bu haklı da bi eleştiri aslında sonuç olarak rijkard hiç bi zaman sisteminden vazgeçmedi.O,hep oyuncuları değiştirdi.

         Sistemi değiştirmemesi eleştiriyor ancak bilinmiyor ki rijkard bu sayede takımın geleceğini yatırım yapıyor.takım başarılı olduğu zaman kimse bu ısrara bi şey demez ancak en ufak bi başarısızlıkta suçlu teknik adam olur.Türkiye de her şey başarıya endeksli olduğu için bu kadar sık teknik adam değiştirmek zorunda kalıyorlar.Oysaki ingiltere de sir alex ferguson ve arsen wenger neredeyse 20 yıllarını aynı takımda doldurucak.biri manchester ın diğeri arsenal in yıllardır teknik patronu.Bu kuluplerde ingiltere nin en köklü kulüplerinden ikisi ve şampiyonluğun her sene en güçlü adayları.

        Türkiye de ise teknik direktöre verilen değer çok az.Geçen sene ertuğrul sağlam örneğini verebiliriz.Beşiktaş lider olmasına rağmen sezon başında bir avrupa mağlubiyeti yüzünden takımdan ayrılmıştır.Gene bu sene de mustafa denizli her an topun ağzındadır.oysaki kendisi türkiye nin en iyi iki antrenöründen birirdir.tabii ki yabancıların kredisi daha fazla olsa da türkiye de gene de 3 büyükler için şampiyon olamamak başarısızlık kabul ediliyor.Bu olayı bir kişi çözdü:))DAUM...daha önce den türkiye ligini bilen alman hoca asıl önemi lige vericeğini kendi ağzıyla söyledi.Papuç pahalı...

        Rijkard ın işi hem zor hem kolay.Zor çünkü galatasaray da moraller çok kötü şu an.Öz güven kaybı yaşayabilir galatasaray.Her kazanamılayan maç onları daha da özgüven kaybına iticek.FB nin 8 de 8 yapması ve farkın 5 puan olması da cabası...ve tabii ki müzmin sakatlar linderth gibi gökhan zan gibi.... aslında bi bakımdan da kolay çünkü galatasaray ın kadrosou son yılların en iyi kadrosu ve yetenekli oyuncu sayısı bir hayli fazla.Daha sezon başında olduğu için kaybedicek bişey yok avrupada da iyi kötü gruplardan çıkılır gibi gözüküyor alınan puanlara ve rakiplerin gücüne bakıldığında.

        Sonuçta türkiye nin en iyi avrupa nun sayılı takımlarından biri bu sene galatasaray.Klişe de olsa gs nin rakibi gene kendidir.Belki gs,rijkard ın istediği total futbola ulaşamıycak ama bir takım olma özelliğini hep koruyacak.Bu özelliği bireysel yeteneklerle de süsleyecek.Ama sadece bireysel yeteneklerin eline de kalmıyacak.Rijkard eğer aynı sistemde devam ederse gs bi süre daha düşüş yaşayabilir.ancak milli maç arasında rijkard ın kafasında değişiklik olur mu olmaz mı bilinmez.Tek bildiğimiz ise gs gibi bir takımdan sezon başındaki iyi futbolunu devam ettirmesini istiyor olmamızdır...

30 Eylül 2009 Çarşamba

Ahh nihat Vahh beşiktaş!!!



        Beşiktaş bu sene nihat,ferrari,tabata.ismail köybaşı gibi oyunculara yüksek bedellerle takıma kattı.Buna rağmen beşiktaş, lige ve şampiyonlar ligine çok kötü başlangıç yaptı.Ne oldu da geçen senenin çifte kupalı şampiyonu bu hale geldi.Cisse nin takımdan gidişi mi?yoksa delgado nun uzun süren sakatlığı mı yüzünden bu yaşananlar?Bakıyoruz 4 oyuncu gelmiş 3 tane gitmiş.Geri kalanlar aynı.yani 3-4 futbolcu yüzünden mi beşiktaş bu halde?

       Kimilerine göreyse Beşiktaş ın hazırlık sürecini verimli gçirmeyişi onu bu hale getirdi.Yapılan hazırlık maçları güçlü takımlarla yapıldı ve takımın özgüveni zedelendi denildi.Nihat ın takıma geç katılışı denildi.Elbette ki hepsi etkiledi bi derece .Geçen sene fb ve gs çok kötü bi dönem geçirdi ve beşiktaş aradan sıyrılmayı başardı.ama bu sene böyle olmuyacağını denizli en başından görmüştü.Aslında takım geçen sene de kötüydü fakat kötülerin iyisi olarak lig ve kupayı kaldırdı.Cska maçı gösterdi ki beşiktaş ın çok ciddi bek sıkıntısı var.İbrahim kaş ve ismail köybaşı ne savunmada ne de hücumda etkili olabildiler.Belki gelecek vaad ediyo olabilirler ama beşiktaş a da yazık yahu.Diğer bi sorun da nihat ın bi türlü beklenen performansı veremeyişi.İyi bi nihat hem beşiktaş a hem milli takıma gerekli ancak şu durumda beşiktaş a ve kendine yazık ediyor.Bana göre beşiktaş a bu yaşta dönmesi en başından hataydı.üst düzey bi ligde oynarken türkiye ye geri dönüş yaptı.Beşiktaş tan ispanya ya taşıdığı çıtayı geri indirdi.umarız eski günlerine geri döner diyelim .beşiktaş ın ve milli taımın ona çok ihtiyacı var.

29 Eylül 2009 Salı

skor mu? iyi futbol mu?



        Fenerbahçe bu hafta da kazanıp 7'de 7 yapmayı başardı ve 60 lı yıllarda da yaptığı bu başarıyı tekrarladı.Galatasaray ise,son maçında kendi evinde eskişehir le berabere kalıp galibiyet serisine noktayı koydu.

       Çoğu kimse Fenerbahçenin yakaladığı seriye rağmen oynanan futboldan hiç memnun değil.Çünkü oynanan 7 maçta da fb oyunu hiç bir zaman domine edemedi.takım oyununu sahaya yansıtamadı.Bireysel oyuncularla sonuca gitti.Türkiye ligine bu futbol yetti ancak fb nin ilk avrupa maçında durumun ne denli ciddi olduğu anlaşıldı.Avrupa nın sıradan takımlarından biri olan Twente ye karşı varlık gösteremeyen fenerbahçe maçı da yenilgiyle noktaladı.Ancak şu günlerde spor kamuoyu şimdiden fb yi şampiyon yapmış durumda.Diğer avrupa takımlarının lige başlangıcıyla fb nin başlangıcı karşılaştırılmakta ve bunun sonucunda fb yi adeta avrupa şampiyonu ilan edilmektedir.oysa biraz gerçekçi olmak gerekir.İspanya ligiyle türkiye ligini sen nasıl karşılaştırırsın.ya da bi ingiltere ligiyle...onların oynadığı takımlarla senin oynadığın takımlar bir mi?Ne yazık ki kimi gazeteler bu tip yorumlarıyla hem fenerbahçe ye hem de türk futboluna zarar vermektedir.Artık Fb,Gs gibi kulüplerin asıl amacı avrupa olmalıdır eğer bi kıstas yapılacaksa avrupa maçları göz önüne alınmalıdır.Yapılan transferler ve hedeflerde hep avrupa ya yönelik olmalıdır.belli bir sistem oturtulup iyi futbol oynanırsa avrupa da bir umudumuz olabilir.Ligde de her türlü zirve adayı olunabilir.Bunun en güzel örneği Galatasaray dır.4 sene lig şampiyonluğunun üstüne kazanılan uefa şampiyonluğu.Ancak ne kadar iyi transfer de yapsan sen daha önce kovduğun hocayı geri çağırırsan,avrupa da başarı olmasa da olur kafa yapısındaki birini takımın başına getirirsen suçu biraz kendinde aramalısın.bana göre fb yönetimi bu senenin en kötü transferini daum u getirerek yapmıştır.Daum olduğu sürece Fb lig şampiyonluğunun en büyük adaylarından biridir fakat avrupa da hüsrana uğrama ihtimalleri çok yüksek.

17 Eylül 2009 Perşembe

Yüzyılın Takımı



        Galatasaray,kurulduğu tarihten beri sahip olduğu en iddialı kadrolardan birine sahip.Bu kadro şu an ligde ve avrupa da yenilmez.Bakalım iyi kadro,2000 den beri beklenen avrupa da bir kupa alma isteğini karşılayacak mı,bekleyip görücez...

15 Eylül 2009 Salı

14 Eylül 2009 Pazartesi

Christoph Daum


    

            Biz onu ilk defa 93 yılında Beşiktaş'a geldiğinde tanımıştık.Almanya da kokain kullandığı gerekçesiyle teknik direktörlüğü tehlikeye girmiş ancak;Beşiktaş kapılarını ardına kadar açmış, futbol takımının teknik patronluğuna Daum u getirmişti.İlerleyen yılarda Beşiktaş ve Fenerbahçe'de lig şampiyonluğu yaşadı.Türkiye kupaları kaldırdı.Bir dönem avrupaya dönsede bu sene başında Fenerbahçeyle yeniden mukavele imzaladı.Pek çok yabancı teknik adam gibi o da eleştirildi.İlk geldiğinde kokain üzerinden gelen eleştiriler şimdilerde yerini bi başkasına bıraktı. Daum un öncelikle lig şampiyonluğunu hedefleyeceğiz,avrupa ikinci planda olucak demeci ve kimilerine göre Türk bayraklı Tişört giyip“Kendimi yarı Alman yarı Türk hissediyorum” demeci pek de iyi niyetli karşılanmadı.

            Elbette bir alman vatandaşı olan daum un bunları demesi ve bu şekilde türkiye sempatizanı davranışlarda bulunmasına kimsenin diyeceği yoktur.Hatta bizleri gururlandırır.Ancak Alman hoca neden avrupadayken türkiye lehine açıklamalar yapmadı da Fenerbahçe nin başına geçince bu açıklmalara gerek duydu?Milli takımımızın maçları öncesinde övgü dolu sözleri...30 ağustostaki maç sonrasında:“Galibiyetimizi, şehitlere, ailelelerine ve tüm Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyan askerlere armağan ediyoruz” açıklaması.Öküzün altında buzağı aramak gibi gözükse de Daum un bunca yıldır Türkiye yi tanıması,Türk takımlarını ve medyayı tanıması nabza göre nasıl şerbet vereceğini bildiğini gösterir.Bu yüzden çoğu yazar tarafından bunun bir şirin görünme çabası olduğu görüşü hakimdir.Bu görüş belki de daha önce yabancı hocaların böyle davaranışlarda bulunmamalarından kaynaklanıyordur.Belki de gerçekten Daum un hissettikleriyle yaptıkları birdir.Kim bilir...

13 Eylül 2009 Pazar

Galatasaray beşiktaş maçı analizi

         

           Seneye çok iyi başlangış yapan galatasaray ligdeki başarısının tesadüf olmadığını beşiktaş önünde gösterdi.Erken gol sarı kırmızılıları rahatlatsa da savunmada yaşanan sıkıntılar bariz biçimde gözler önündeydi.beşiktaş ın yakaladığı çoğu pozisyonu değerlendirememesi sayesinde galatasaray kalesinde gol görmedi.Maçın skoruna kimse aldanmasın,bu maç daha farklı da bitebilirdi.Sonuçta Gs li futbolcular milli maç sonrası yorgun da olsalar kalitelerini ortaya koyarak maçı almasını bildi.Özellikle Baros kötü futboluna rağmen 2 gol atarak gol krallığında rakiplerine gözdağı verdi.Mustafa Sarp a gelince,takıma çok iyi oturduğunu bu maçta da gösterdi,futbolunu golle süsledi ancak tabata y la girdiği mücadelede sinirlerine hakim olamadı.Bu onun eksi yönüydü.Beşiktaş ise yanlış kadro seçiminin kurbanı oldu.Mustafa denizli nin kredisi tartışılmasa da seçtiği ilk 11 pek çok yazar tarafından eleştirildi.Gs nin savunma hattına sarkabilecek holosko gibi futbolcuları oynatmayışı,formsuz Nihat ı sahaya sürmüş olması henüz sezon başında da olsa bu kadar puan kaybı tüm beşiktaşlılar ı üzdü.Önlerindeki Manchester United maçı için hiç de umut vermediler.